|
6-9 Ekim 2006
TURNOPAG Sivas Toplantısı
2006 yılının üçüncü
toplantısını önceden yapılan program çerçevesinde olacak biçimde Sivas’ta
yaptık. Ev sahipliğini Cumhuriyet
Üniversitesi ve bünyesindeki
Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı yürüttü.
Grup üyemiz güleryüzlü,
çalışkan, yorulmaz ve hoşgörülü Prof. Dr. Reyhan Eğilmez tüm toplantı boyunca her yerde, her zaman ve her
daim yönlendirici, yardımcı, akılcı ve de katılımcı idi. Sevgili dostum
Patoloji anabilim dalı başkanı Prof. Dr. Fahrettin Göze üstüne üstelik “Nerede
senin papyonun ?...” diyerek bir de papyon armağan etmesin mi?
Toplantıya erken
gelenler (6 Ekim 2006- Cuma), yerel komite tarafından Sivas’ın yerel
yemeklerinin üretildiği, kent merkezindeki Sofa Lokantası’nda ağırlandılar.
Aklımda adları kalmasa bile ( bazılarından örnekler: peskütan, Erzincan çorbası,
çemenli madımak, kalburabastı, incir tatlısı, Sivas köftesi ve diğerleri….)
tadları ölümsüzdü… Dostluk da cabası.
Toplantı günü erken
başladı. Konu başlığı serebrovasküler hastalıklar idi. CÜTF Patoloji AD
tarihçesi ve nöropatolojinin kurumlaşmasına yönelik çabalarıyla bilinen
sevgili büyüğümüz “Prof. Dr. Behsan ÖNOL” hocayı Dr. Reyhan Eğilmez, beyin iskemi fizyopatolojisi’ni Dr. Kamil Topalkara,
beyin iskemi morfolojik özelliklerini Dr. Fahrettin Göze, radyolojik bulguları
Dr. Hulusi Eğilmez, hipertansif beyin damar hastalıkları Dr. Aytekin Akyüz,
CADASIL, Dr. Suat Topaktaş, cerrahi anlamı olan beyin damar hastalıklarını
Dr. Mustafa Gürelik ele alıp irdelediler.
Öğlen arasında patoloji
uzmanı değerli sanatçı Dr. Ebüser Bekâr Sivas ve çevresinin doğal
güzelliklerini hazırladığı özel VCR ile tanıttı bizlere. Arkasından da alçakgönüllü
bir sandviç molası!... Öğlen arasında tezden otobüse binip kent merkezinde
Selçuklu eserlerinden külliye, çifte minare, Gökminare’yi yerinde ve sanat
tarihçisi Burhan bey (soyadını not etmemişim?) ve Reyhan Eğilmez emekli eczası ablasının kılavuzluğunda dolaştık.
Ardından günün ve gezinin en etkileyici yeri ve yanı olan ve üzerinde
“Cumhuriyetin Temellerini Burada Attık“
yazan “4 Eylül Lisesi’nde Anadolu Aydınlamasının başladığı Sivas
Kongresinin yapıldığı büyüleyici tarihi eseri dolaştık. Bilimsel tutkularımız
bir yana, bugünü kuran ve teslim edenlerin ruhlarının halen dolaştığı bu
olağanüstü ortam bir yana. Osmanlı Tıbbiyesinin temsilcisi Hikmet Boran delegelerden biridir o yıllarda kongrede.
Mektebi Tıbbiyeyi Şahane’de seçilmiş ve kongreye yollanmıştır. Ve o dur ki
Mustafa Kemal’e: “Eğer buraya mandayı savunmaya geldiyseniz size de karşıyız”
diyen. Anadolu aydınlanmasında
mülkiyeli, harbiyeli ve tıbbiyelinin katkısı, ezgisi ve söylemi hiç bitmeden
var!...
Öğleden sonraki bilimsel
etkinliğimiz beyin damar hastalıkları patolojilerinden örnekler sunan Dr.
Tarık Tihan’ın iki otopsi olgusu, Dr. Ersin Tuncer ve Dr. Reyhan Eğilmez bir cerrahi nöropatoloji olgusuyla sürdü. Sevgili Tarık Tihan her fırsatta ülkemize
gelip deneyimlerini bizlerle paylaşıyor. Toplantılara bilimsel görüşleriyle
renk katıyor.
Toplantı sonunda 2
Aralık 2006 tarihinde İzmir’de yapılacak olan bu yılın dördüncü ve son
toplantısında ana konu pediyatrik tümörler olarak belirlendi. Prof. Dr. Suzan
Zorludemir,
toplantıya özrü nedeniyle katılamayan Doç. Dr. Tane Akalın’ın önerisini
gündeme taşıdı.
Bir sonraki
toplantımızın konusu dışında uzman katılımcıların deneyimlerini ve olgularını
aktardıkları karşılıklı etkileşim temelli bir yöntemin daha kalıcı olacağı
katılımcılarca belirlendi.
Ertesi gün (8 Ekim
Pazar), Sivas’ın köprüleri (Kızılırmak üzerinde Kırık Köprü), Gardaş
tepesinden panoramik kent görüntüsü, Cumhuriyet
Üniversitesi’nce
onarılmış Akaylar Konağı ve kent merkezindeki telkari ustası Şahin Usta’nın yeri de günün incileriydi. Kısa sürede
koşturma-yoğun bir programın getirileri bunlar!.
10 Aralık 2004 Marmara
Üniversitesi NBE’de
başladığımız toplantıların sekizincisini tamamladık. Tarihçemizden öğrendik
ki, Şerefettin Canda hocanın dediği gibi, bir zincirin halkalarıyız.
Giderek büyüyoruz. YÖK’ün 2006 Haziran “Stratejik Planlama Taslak Raporu”ndan
öğrendik ki, bir ülkede bir bilimsel alanın iç ve dış tarihinin yazılmasında
önce bir “epistemolojik komünite” oluşacak ve bu kişiler birbirleriyle
işbirliği yaparak ülkelerinin sorunlarını anlayacak, algılayacaklar ve
çözümler getirecekler… Bu yolda yavaş yavaş ilerliyoruz. Ne de olsa gelişmiş
ülkelerin onbeşinci yüzyılda başlattıkları yeniden doğuş - aydınlanma sürecini, biz Anadolu
Türkleri, Mustafa Kemal ile başlatalı yalnızca 83 yıl oldu. Bilimsel alandaki aydınlanmamız ise yalnızca
63 yıl ( Üniversite Reformu [ İstanbul Üniversitesinin kuruluşu ] 1933). Bu kadar zamanda bu kadarını becerdik. Ama
umudumuz, gücümüz ve inancımız tam!...
Bilimsel yayınlarda yirmi
yılda dünya 44.’lüğünden dünya 19.luğuna yükseldik… Sevindik. Ancak, bilimsel
eserlerimiz niteliklerinin (impact) yitirdiler. YÖK’ün Stratejik Planında gösterildiği
üzere daha planlı, tüzel kişilik kazanarak (dernekleşerek) ve uzun vadeli
çalışmalarla bilimsel çalışmalarımız ve ürünlerimiz şüphesiz ki gelişir. Yeter
ki, sağlam temelli ülkemizin başına kötülükler gelmesin.
Bu vesileyle tüm Cumhuriyet
Üniversitesi
bünyesindeki etkin
katılımlarıyla görünen ve görünmeyen dostlarımıza yürekten teşekkür ederiz.
Not: 17 Ekim 2006
tarihinde Prof. Dr. Şerefettin Canda hocayla yaptığım telefon konuşmasında Prof. Reyhan Eğilmez’in toplantıda da sözünü ettiği üzere, bir
noktayı vurgulamakta yarar var. Cumhuriyet
Üniversitesi Tıp
Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı 16 Şubat 1977 yılında Dr. Tülay Canda ve Dr. Şerefettin
Canda tarafından
kurulmuştur. Kurucularının nöropatoloji alanında yaptıkları da bizim için bir
övünç vesilesidir.
Aydın SAV
Ataşehir, 9 Ekim 2006.
|