TURNORPAG TRABZON TOPLANTISI; 1 NİSAN 2006 CUMARTESİ

 

 

 

 

Türk Nöropatoloji Grup (TURNORPAG) toplantımızın 6. sı sayın Prof. Dr. Yavuz Özoran ve Prof. Dr. Abdülkadir Reis ev sahipliğinde K.T.Ü Tıp Fakültesi Patoloji ABD seminer salonunda nörologları da içeren yaklaşık 20 kişilik katılımla gerçekleştirildi.

 

Prof Sav, daha önceki toplantıların nerelerde ve hangi konu başlıklarından oluştuğunun genel bir değerlendirmesini yaparak örgütlenme ve dernekleşmenin önemine değindi. MSS içinde enfeksiyonların çok az bir yüzde oluşturduğunu benzer şekilde yapılan otopsilerin ancak %2 sinde karşılaşıldığını ve canlı hayvan etkeninin gösterilmesinin zorluğuna değindi. Histokimyasal incelemelerin ve kontrol gruplarının etken identifikasyonunda önemli olduğunu ancak bu konuda tecrübelerimizin azlığından bahsetti.

 

Sayın Özoran her zamanki duru ve özenli Türkçesiyle “ < ” şeklinde uçan kazları örnek göstererek sunumuna başladı. Birarada olmanın ve güçlü etkileşimin önemine değinen hocamız patologların da benzer şekilde çalışmalarının daha verimli olacağına işaret etti. Bu amaçla kurdukları çiçeği burnundaki Anadolu Patoloji Derneği ile ilgili bilgiler verdi. Hemen ardından MSS enfeksiyonlarından abse, menenjit, fungal enfeksiyonlar ve tüberkülöz patolojilerine değindi.

 

Yrd. Doç. Dr. Ümit          Çobanoğlu paraziter enfeksiyonlardan Toxoplazma, viral enfeksiyonlar ve Prion ile ilgili bilgiler verdi.

 

K.T.Ü Tıp Fakültesi Pediatrik Nöroloji BD’dan Prof. Müjgan Sönmez menenjitler hakkkında geniş kapsamlı bir sunu yaptılar.

 

Mikrobiyoloji ABD’dan Dr. İlknur Tosun MSS enfeksiyonu oluşturan paraziter mantarlar hakkında doku kesitlerini ve özel boyaları içeren konuşmasını yaptı.  Bu sunu nöropatologların canlı hastalık etkenini tanımada yeterince tecrübeleri olmadığı, MSS içindeki %2 oranının düşük olduğu ve acaba gerçekte tanımıyor muyuz gibi özeleştirileri doğurdu. Non tümöral lezyonlara yaklaşım  algoritmasında önce mantarların sorgulanmasının gerektiği belirtildi.

 

 

K.T.Ü Tıp Fakültesi Nöroşirürji ABD’dan Dr. Ertuğrul Çakır beyin abselerini anlattı.

 

Kahve aralarını titizlikle kullanan sayın Reis, katılımcıların isteği doğrultusunda öğleden sonraki konuşmayı yemek öncesine aldı.

 

Atatürk Üniversitesi Patoloji ABD’dan sayın Prof. Dr. Cemal Gündoğdu kampüs tanıtımıyla başladığı sunumunda MSS Ekinokok hastalığı ile ilgili kronolojik bilgileri, ulusal ve uluslarası çalışmaları espirili ve sıcak yaklaşımıyla sundu. (Kendisini ilk kez gördüm ve tanımaktan zevk duydum)

 

Öğle yemeği sonrasında yine Nöroloji ABD’dan Dr. Vildan Altunayoğlu Jakob Creutzfeld hastalığı ile ilgili güzel bir sunum yaptı. Nöroloji artık hastalıkların doku temeline iniyor ve biz patologlarla daha yakın dokunumlar oluşturacağa benziyordu.

 

Ankara Üniversitesi’den Dr. Aylin Okçu Heper vakuoler değişiklik gösteren (artefakt?) gliozis/ low grade glial tm? olgusunu sundu. Mikroskop başında ise sayın Reis ve Gündoğdu’nun olguları konuşuldu.

 

Tüm klinisyenlere ve katılımcılara teşekkür eden Reis, sonraki toplantı ile ilgili görüşleri sordu. Daha önce kararlaştırıldığı üzere 7 Ekim’ de Sivas’ ta yapılacak toplantıya ev sahipliği yapacak sayın Prof Eğilmez, gerek nöroloji, gerekse radyologlar ve nöroşirürjienlerden istediği desteği alacaklarını belirterek Vasküler Hastalıklar konu başlığı seçildi.   

 

 

 

 

 

Karadeniz olur da sosyal program olmaz mıy dı? (Katılanların serdar yaza yaza bitiremeyeceksin dediği aktiviteleri ancak 3-6 Nisan Ulusal Kanser Haftası Ankara toplantım dönüşü aktarabiliyorum...)

 

Fakülte önünde hazır bekleyen midibüsümüz ile başladık engebeli şehir turumuza.  Öncelik Atatürk Köşküydü. Hatıra fotografları çektirdiğimiz  köşkte Atanın kendi eliyle işaretlediği Dersim (Tunceli) isyanı hareket noktalarını gösterir harita ulu önderin bu günleri gören güçlü sezilerini gösteriyordu adeta.

 

 

 

 

 

Yine yüksekleri seven aziz milletimiz şehrin öbür tarafından Boztepe mevkiine yöneldi. Tüm şehrin ayaklarımız altında kaldığı bu yerde akşam serinliğini en güzel içecek süsledi.  Semaverde çay.

 

 

 

 

Akçaabat yoluna koyulduğumuzda artık iyice açıkmıştık. Fevzi Hoca’nın yöresel Karadeniz mutfağıyla donattığı bu sofrada kaygana, akçaabat köfte, mezgit  tava, levrek buğu ve laz böreğinden oluşan nefis bir ziyafet vardı. Özel konuklarına imzalı tarif kitapçığını dağıtan bu mekan için Prof. Reis ve ekibine tekrar teşekkürler ediyoruz.

 

Gecenin asıl süprizi bende diyen Sayın Özoran Yomra mevkiindeki müstesna evlerinde bizleri bekliyordu. Zili çaldığımızda kapı açıldı ve loş koridordan içeri girerken kulaklarımızı saxofonun o hoş nağmeleri okşadı. Masayı leziz yiyeceklerle donatan hocamız her köşesi hatıralarla dolu evini, köklerinden aldığı tarihsel mirası, en çarpıcı kolleksiyonlarını bizlerle paylaştı ve sorulan, gösterilen her eseri bizzat anılarıyla anlattı. Adeta bir müze havasındaki evde padişahdan kalma nişan, tebliğname, pullardan cam üzerine yapıştırılmış inanılmaz resimler, Fransa’dan gelme ilk yardım çantası, fotograf makineleri, porselen koleskiyonlar, eski elbiseler, şapkalar ve daha neler neler.....

 

Aydın hocamızın saxofonu yeniden ele alışı ileriki günlerde onu yeniden dinleyebileceğimizin habercisiydi.

 

 

Her anıyla verimli, sıcak, samimi ve güzel geçen bu toplantımıza gelemeyenler belki notlarımızda bu anı yakalamışlardır.

 

En içten sevgi ve selamlarımla...

 

Serdar Altınay

Giresun

 

 

| Ana Sayfa |     | Toplantı Kararları |      | Gruba Katılanlar |      | Önemli Linkler |