TURNORPAG (TÜRK NÖROPATOLOJİ ARAŞTIRMA GRUBU) TOPLANTISI 10 ARALIK 2004 CUMA GÜNÜ

MARMARA ÜNİVERSİTESİ NÖROLOJİK BİLİMLER ENSTİTÜSÜ’NDE  29 KATILIMCI İLE YAPILDI.

 

 

Hikayemiz Mardin-Midyat gezisinden oldukça etkilenmiş, coğrafyamızın ve kültürümüzün gerçekten değerli olduğunu, bu toprakların kanımızın son damlasına kadar korunması gerektiğini belirten, sevgili hocamız profesör Sav’ın 1-6 Ekim 2004 tarihleri arasında Gaziantep Grand Otel’ de düzenlenen 17. Ulusal Patoloji Sempozyumu içinde 04.10.2004 akşamının ilerleyen saatlerinde oniki kişilik Nöropatoloji grup çalışma masasına çekilivermesi ile başlamış, grubun heyecan verici ve dinamik yaklaşımıyla ilk tohumlar atılmış ve bu amaçla birinci toplantımızın Prof Dr. Aydın Sav ev sahipliğinde 10 Aralık 2004 saat 10.30 da MÜ. NBE’nde olması kararlaştırılmıştı. 

 

Gezi yorgunluğu atan profesör Sav, kısa süre içinde alınan kararların ve katılımcı mail adreslerinin de yer aldığı şık bir isim altında  www.turnorpag.org adlı zengin içerikli sitemizi kurarak ilk çağrısını yapmıştır.

 

Güneşin bulutlar arasından gülümsediği bir İstanbul sabahında 29 kişilik bir öncü birlikle Maltepe –Başıbüyük güzergahına ulaşılmış, yüzlerce kilometre uzaktan gelen yürekler gerçekten bu işe gönül verdiklerini ve ufukta güzel günlerin olacağı sinyallerini vermişlerdir.

 

Profesör Sav’ın açılış konuşmasının ardından söz alan enstitü müdürü Profesör Pamir; 1986 yılında tavukların koşuşturduğu bu yerin şimdilerde etkin ve verimli bir araştırma merkezine dönüştüğünü, masal gibi başlayan bu mücadelede dünya çapında bir yer edindiklerini ve başarılarnın ardında patolojinin öneminin çok büyük olduğunu söyleyerek bizleri onore etmiştir.         

 

Klinisyenlerce gururları nadiren okşanan biz patologlar bu hızla kahvelerimizi alıp merkezi tanıma turuna çıktık. Nöroonkoloji, nörobiyoloji ve nöropatoloji laboratuvarlarını gezerken buralarda nelerin yapılabildiğini, biyoteknolojik olarak hangi imkanların olduğunu öğrendik. Profesör Sav, bu merkezin dünyanın 3. donanımlı laboratuvarı olduğunu söyleyerek iştahımızı iyice kabarttı ve herkesin konuşmasını arzu ederek kürsüyü katılımcılara bıraktı:

 

İlk sözü Uludağ Üniveristesi’nden Profesör Tolunay aldı ve 20 yıldır nöropatoloji ile uğraştığını, Profesor Budka ile çalıştığını ve ağırlıklı olarak tümör patolojisi ile ilgilendiğini söyledi.

 

Uzun yıllar jinekopataloji seksiyonunda çalışan Profesör Özuysal, Dr. Tihan’ın etkisiyle artık nöropatoloji çalıştığını söylerken şevki ve azmi gözlerinden okunuyordu. 

 

Uludağın yeni uzmanı Aker, Şahsine hanımla birlikte nöropatoloji çalıştığını ve burada olmaktan duyduğu memnuniyetini belirtti.   

 

Profesör Canda, Nöropatolojinin ülkemizdeki öncülerinden sayın Nejat Sabuncu ve Behsan Önal ile çalıştığını, başlanılan işlerin bitirilmesi gerektiğini ve dernek ya da federasyon olsun kimliğimizin alınıp yapılacak işlerin standardını belirlemeyi, üst uzmanlık dallarında yetişen kişilerin korunması gerektiğini, 2005 yılında grup olarak sesimizi duyurmak gerektiğini  spordan verdiği örneklerle pekiştirdi.  

 

Profesör Bayındır, bilimin kimsenin tekelinde olmadığını, yetiştirilecek personelin ve/veya uzman alımının önünde bürokratik engeller olduğunu belirterek, nöropatoloji eğitiminin otopsi ile pekiştirilmesi gerektiğini, ellerinde geniş bir seri olduğunu ve meslektaşlarının hizmetine açık olduğunu belirtti.   

 

Profesör Zorludemir, bölümlerinde daha çok nöropatoloji ile uğraştıklarını ancak enzim ve immünohistokimya çalışmalarının yapılabildiği iyi bir nöromüsküler ünitelerinin olduğunu kaydetti. Nöropatoloji bilim dalının varlığını desteklediklerini hatta, Ulusal Pediatrik ve Perinatal Patoloji Derneği’nin müracaatlarını göstererek bizlerin de bu şekilde bir kimlik altında toplanabileceğimizi belirtti. Yan dal eğitiminde konusunda iyi merkezlerden rotasyonla faydanılması gerektiğini ve bu işin standartlarını koymak gerektiğini savundu.  

 

Profesör Reis; Sağlık Baklanlığı’ na teklif edilerek yan dal uzmanlığının belgelenmesini ve bu konuda toplantının somut fikirlerle sonuçlanmasını istediğini belirtti.

 

Profesör Öz, aramızda olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek nöropatolojinin de içinde olduğu 3 yan dal uzmanlığının korunması gerektiğine ve üniversitelere uzman alımında çektiği zorluklara  değindi.   

 

Yrd.Doç.Öngörü, farklı bir bakışla belgenin önemli olmadığını, gerçekte bilim yapılmasını ve kişilerin bizi yaptığımız işle değerlendirmesinin daha anlamlı olacağını vurguladı. Konsültasyon zincirinin doğru kurulması gerektiğini belirten Öngörü , eğer dernek olacaksak bunun eğitim , araştırma gibi alt komisyonlarla koordineli çalışmasını istediğini kaydetti.

 

Doç. Gürer, Akdeniz Üniversitesi’nde immünohistokimya, elektron mikroskopi ve FISH gibi imkanlarının olduğunu nöroşirürji ve tıbbi biyoloji ile çalışmalar yaptıklarını belirterek sertifikasyonun çözümlenmesi gerektiğini söyledi.  

 

Doç. Özen, katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek geniş bir nöropatoloji serilerinin olduğunu ve Münih’te çalışmalarda bulunduğunu belirtti.

 

Uzm. Dr. Rezanko, imkanlarının kısıtlı olduğunu ancak omuz omuza verilirse güzel çalışmalar yapılabileceğini söyledi ve Atina’da aldıkları bilimsel çalışma ödülünü örnek verdi.   

 

Yrd. Doç.Gürses, uzmanlık eğitimi sonrasında merkezlerinde nöropatoloji ile ilgilendiğini kas labaoratuvarı için Çukurova Üniversitesi’nde çalışmalarda bulunduğunu, özellikle yeni başlayanlara yol gösterilmesi gerektiğini beirtti.

 

Profesör Öztek, emekli bir patolog olarak aramızda olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve mücadele etmenin bir arada çalışmanın önemine değindi. Uluslararası arenada tanınabilmemiz ve söz sahibi olabilmemiz için kimliğimizin olmasını gerektiğini belirterek dernek oluşturmamızda neler yapabileceğimizi judo federasyonundaki tecrübeleriyle aktardı.

 

Uzm. Dr. Karabağlı, çalıştığı merkezde hekim arkadaşlarıyla koordineli çalıştığını, biraz güdümleme ile iyi işler çıkardığını söylerken kıpır kıpırdı. Karabağlı epidemiyolojik bir çalışmanın yapılması gerektiğini söyledi.   

 

Uzm. Dr. Akyıldız, Adli Tıp Kurumu’nda çalıştığını ellerinde inanılmaz sayıda otopsi vakası olduğunu ve haftada bir Prof. Aydın Sav ile beyin kestiklerini belirtti.  

 

Uzm. Dr. Altınay, asistanlık eğitimi sırasında merkezin bilimsel anlamda hem askeri disiplinini  hem de demokratik yaklaşımını gördüğünü ve tezini burada yaparak nöropatolojiye ilk adımı attığını, Karadenize balık tutmak için giderek ne büyük balıklar kaçırdığını, hocamdan öğrendiğim sevgiyi ve bilgiyi paylaşmanın burada olacağından emin olduğunu söyledi.  

 

Profesör Sav, tüm katılımcılara geldikleri için teşekkür ederken bu işin başarılacağına olan inancını dile getirdi. Nöroşirürjienlerin başarısına gerçekten çok çalıştıkları ve doğru işler yaptıkları için  katkıda bulunduklarını dile getirdi. Nöroonkoloji alanında çok geniş serilerinin olduğunu bildiren Sav, nöropatoloji eğitiminin otopsisiz  yapılamayacağını belirterek bu konuda Adli Tıp Kurumu’ndan destek aldığını söyledi.

Program akışı katılımcıların onayıyla sorunlarımızın çözümlenmesi ve toplantının sosyopatoloji bölümünün daha ağırlıklı olması yönünde değiştirildi.

Konuşmasına devam eden Sav, hizmete yönelik iç konsültasyon ağının ve immünohistokimya panel standardının oluşturulması  gerektiğini belirterek, eğitim için belgenin şart olmadığını, doğru işler yapılması gerektiğini ve 3 yıl öngördüğü nöropatoloji eğitimi sırasında otopsi eğitiminin önemini vurguladı.

 

Kısa bir kahve arasının ardından dilek ve temenniler bölümünde aşağıdaki görüşler bildirildi:

 

1-Uluslar arası arenada tüzel kimliğimizin önemi nedeniyle oy birliği ile dernek oluşturulmasına karar verilmiş, (dernek isminin başına “Türk” adının gelip gelemeyeceği belirlendikten sonra ) 7 yönetim kurulu adayı belirlenerek hukuki başvurunun yapılması,

2-Epidemiyolojik çalışmanın yapılması ve doku bankasının oluşturulması,

3-Nöropatoloji alanındaki Türkçe yayınların konu başlıklarına göre toplanması ve Ulusal İndeks dizini oluşturulması,

4-Yılda 3-4 kez çıkan mecburi katılımlı ve düzenli Ulusal Nöropatoloji Dergisi yayınlanması,

5-Yurt içi ve yurt dışı alanda konsültasyon zincirinin oluşturulması, 

6-Derneğin eğitim ve araştırma alt komisyonlarının kurulması,

7-Ajansa yapılan çalışmaların bildirilmesi,

8-Sonraki toplantıların 2.4.9.11. ayın ilk Cumartesi günü  sırasıyla; İzmir, Bursa, Çukurova ve Ankara’da yapılması kararlaştırılmıştır.   

 

Alınan kararlar sonrası içleri rahatlayan katılımcılar son enerjileriyle Profesör Canda’nın hemangioperisitoma tanılı vaka sunumunu izlemişler ve Profesör Sav’ın 2003-2004 Kore, Shanghai kongrelerine ait Uzakdoğu prezentasyonu ile egzotik atmosfer yolculuğu yapmışlardır.

 

Sonuç olarak ; gittiği bir çok yerde edindiği izlenimle diğer ülkelerin bizden üstün olmadığını, aklımızı kullanarak ve omuz omuza çalışarak sesimizi duyurabileceğimizi belirten Sav, gelecekten umutlu olduğunu dile getirdi.

 

1. TURNORPAG toplantımız saat 19.30 da başlayan ve 22.30’a dek süren 116 menülü Güney sofrasının leziz yemekleriyle devam etti.

 

2. Toplantımız, güzel İzmir’imizde Şubat ayında görüşmek üzere sevgiyle kalın.   

 

                                                                                       

 

Dr. Serdar Altınay

 

| Ana Sayfa |     | Toplantı Kararları |     | Gruba Katılanlar |      | Önemli Linkler |